Bu tatilde de anladım ki ben tam bir deniz tutkunuyum. On günlük İtalya gezisinin ana teması Toskana idi. Ama ben 5 gün kaldığım ve adım adım gezdiğim Toskana bölgesinden önce, heyecandan daha fazla içimde tutamıyacağım Cinque Terre'yi anlatmak istiyorum.
Burada yalnız bir gün geçirdik, on güne bedel bir gün. Modern dünyadan soyutlanmış bir yer. İnsanların günlük problemleri denizin ve kayalıkların arasında kaybolmuş gitmiş, herkes yüzünde mutluluğa hipnoz edilmişcesine bir ifade ile geziniyor.
İtalya'nın Fransa ile kıyılarını paylaştığı Akdeniz'in adı burada Ligurian Denizi olmuş ve Ligura ismi aynı zamanda İtalya'nın kuzey batısında bir bölgeye de verilmiş.
Burada ne rönesans'ın doğumundan bir iz ne de gezilecek bir müze var. Yalnızca doğa,güneş, şarap, harika yemekler ve dokunulmamış bir yaşam. Cinque Terre tam olarak türkçeye çevirirseniz beş toprak anlamına geliyor.
Denize inen sarp kayalıklar kıyı şeridinde girinti çıkıntılar oluşturmuş ve 11 kilometre buyunca uzanan bu sarp kayalıklar üzerine birbirine yakın ve uzak mesafede beş ayrı köy kurulmuş. Bu bölge trafiğe kapalı,ulaşım ya yürüyerek ya da tren veya bot ile sağlanıyor.
Bölge ulusal park ilan edilmiş ve korumaya alınmış. Ama bu köylerde yaşayan insanlar hayatlarına aynen devam ediyorlar. Son zamanlarda turizm anlamında çok popüler de olsa halk hala şarapçılık, balıkçılık ve zeytincilik gibi ata mesleklerini devam ettiriyor. Romalılardan bu yana bölgenin beyaz şarabı meşhur.
Kayalıklar üzerine kurulmuş köylerde, birbirine yaslanmış bir kaç katlı evler ve bunlar arasında daracık merdivenli sokaklar var. Evler birbirlerine öyle bir yaslanmış ki birine bir şey olsa diğerleri de domino taşı misali yıkılacak gibi duruyorlar.
Ve italya'nın olmazsa olmazı, balkonlardan bayrak gibi dalgalanan çamaşırlar, pastel renkli evleri bütünlüyor. Hani sanırsınız ki hanımlar çamaşrlarının temizliğini birbirlerine sergileme yarışındalar. Bu beş köyün isimleri Riomaggiore, Manarola, Corniglia, Vernezza, Monterossa al Mare. Bu isimler akılda tutması zor olduğu için numaraları ile anlatacağım köyleri size.
Biz bir numaralı köyün girişinde arabımızı park ettik ve denize doğru inen yokuşu ve merdivenleri takip ettik, ufacık koyunda bir kaç sandal ve sokaklarında bir kaç çekici dükkan gördükten sonra, diğer köylere yürümek ve tren almak için biletimizi aldık ve nefes kesen bir deniz manzarası eşliğinde kayaların üstünde açılmış yoldan iki numaralı köye doğru yola koyulduk. Anlatılmaz yaşanır derler ya ben de fotoğraflar ile anlatmaya çalışayım nefes kesen manzarayı.

İkinci köy birinciden çok farklı değildi ve biz yürümekten aldığımız zevki pekiştirmek üzere, bir saat yürüme mesafesindeki üçüncü köye doğru yola koyulduk. Sonra yarıyolda bilmediğimiz bir sebepten dolayı yolun kapalı olduğunu anlayıp ikinci köye geri döndük. Burada yemek yemeye karar verip şirin bir aile işletmesi olduğunu düşündüğümüz bir yere girdik. Anne-kız masalar arasında sanki evlerine gelmiş misafirleri ağırlıyor gibiydiler. Bizde onların bu misafir perverliğinden nasibimizi alıp harika bir makarna ve balığı bölgenin şarabı eşliğinde mideye inidirdik. Herşey çok lezizdi.
Fazla vaktimiz olmadığı için denize kıyısı olmayan üçüncü köyü geçerek en iyisi olduğunu duyduğumuz dördüncü köy Vernezza'ya doğru tren aldık. Burada italyanca bir deyimi yaşayarak öğreniyorsunuz, "vita pigra di Vernezza" , Vernezza da tembel hayat anlamina geliyor. Biz de kuralı bozmadık kayaların üstüne uzanıp diğer tembel turistlere ve denize karşı meyveli dondurmamızı ağır ağır yedik. Tüm turistler söz birliği etmişcesine uzanmış ve sessizce konuşuyorlardı.
Beşinci köy diğerlerinden farklı olarak araba ile girişin mümkün olduğu bir yer idi. Ve yine diğerlerinden farklı olarak burada kumsallar vardı. Birde italyanların doğanın içine bile sanatı sokmalarının harika bir kanıtı.
Görünce bir an irkildim bu kayalara sırtını yaslamış insan figürünü. Biz bu beş güzelde henüz mevsimi olmaması dolayısıyla yalnızca yürüyüş ve yemek ile yetindik, oysa burada yapacak çok şey var, denize girmek, dalmak, balık tutmak, tepelere tırmanmak, akşamları barlarda geç saate kadar mehtap ile romantizm yaşamak... İtalya'ya yolunuz düşer ise Toskana bölgesine yakın olan bu güzelliği görmenizi tavsiye ederim.